Faydalı Bilgiler

Cerebral Palsy (CP)(Beyin Felci)Nedir

Cerebral Palsy(CP) genellikle doğumsal bir sorun olmasına rağmen az da olsa doğum sonrası da gelişebilen rahatsızlıklara verilen genel bir tanıdır. Cerebral Plasy(CP), bebek ve çocuklarda beyninde bir bölgede oluşan hasara bağlı vücut hareketlerini ve kasların uyumlu çalışmasını etkileyen, kalıcı duruş, hareket ve denge kusuruna yol açan bir grup bozukluğa verilen addır

Cerebral plasy(CP) genetik olmamakla birlikte ilerleyici de değildir. Beyinde etkilenen bölge zamanla büyümez ya da küçülmez. Cerbral Plasy(CP) genel bir tanıdır dedik, genel bulgular aynıdır ancak hiçbir CP li bebek veya çocuk birbirine benzemez. Bulgu ve semptomlar her bir bebek veya çocukta çok farklıdır. Bunun sebebi de her çocukta etkilenen bölge ve bu bölgedeki hasarın boyutları ile alakalı olmasıdır. CP li aileleri genelde çocuklarını diğer CP li çocuklarla kıyaslamaya girerler ki bu yanlıştır. Böyle bir kıyaslama anlamsız ve gereksizdir. CP de sadece bedensel problemler değil bunun yanında daha farklı komplike sorunlarda görülebilir. Örneğin, mental (zihinsel ) gerilik, konuşma problemleri, işitme problemleri, görme kusurları gibi ayrıca bazen de sistemik problemleri de beraberinde getiren ciddi bir rahatsızlıktır. Cerebral Palsy bulaşıcı değildir, kalıtsal değildir, hayatı tehdit eden bir durum değildir.

CP yi bazen bebek anne karnın da iken bazen doğduğunda doktor, bazen de gelişme evresini takip eden aileler fark ederler. Büyük bir sevinçle bebek bekleyen anne ve babalarda bebekleri doğduğunda veya doğduktan sonra ilerleyen aylarda böyle bir tanı ile karşılaşmak elbette ki büyük bir hayal kırıklığıdır. Birçok anne ve baba bu durumu kabullenmekte oldukça zorlanmakta hatta uzun süreler kabullenmemektedir. Alışılması kabullenilmesi zor bir durumdur. Ama mutlaka doğru olanı çocuğunuza böyle bir tanı konduğu zaman bu durumu kabullenip en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmek ve vakit kaybetmeden tedaviye başlamaktır. CP de erken başlanan tedavi özellikle bedensel açıdan oldukça önemlidir. CP de ailenin bilinçlendirilmesi ailenin eğitimi mutlak gereklidir. CP li bir çocuğa sahip olan birçok aile ne yapacağını, hangi doktora gideceğini, nasıl bir tedavi yaptıracağını, tedaviye ne zaman başlayacağını hatta tedavi ettirmelimidir, tedavi edilse düzelir mi gibi birçok belirsizlikle karşı karşıyadır. Yine yukarıda bahsettiğimiz gibi durumu kabullenmeyip çocuğunu ve kendini eve kapatıp toplumdan soyutlayan, topluma çıkmak istemeyen bu durumu bir utanç gibi algılayan ailelerde mevcuttur.

Unutulmamalıdır ki, CP li çocuklar doğru tedavi, doğru bakım ve eğitimle topluma uyumlu bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilir aileye olan bağımlılıkları minimuma indirilebilir hatta bağımsız yaşayabilen bir birey haline getirilebilir.

CEREBRAL PALSY (CP) NEDENLERİ

Elbette ki CP’ nin birçok nedeni vardır ve üzücü olanı bunların birçoğunun önlenebilir olmasıdır. Bu nedenleri başlıca ve genel olarak şöyle sıralayabiliriz.

  1. Prenatal Nedenler ( Gebelik süresince)
  2. Natal Nedenler ( Doğum anında)
  3. Postnatal Nedenler ( Doğumdan sonraki dönemde )

PRENATAL NEDENLER(ANNE KARNINDA)

Prenatal nedenler, yani doğum öncesi, bebeğin anne karnında iken oluşan nedenlerdir. Bunları genel olarak şu şekilde özetleyebiliriz;

  • Çoğul gebelikler, Plesenta sorunları,
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar,
  • Annenin beslenme bozukluğu,
  • Annenin gebelikte sigara ve alkol alışkanlığı,
  • Genetik bazı hastalıklar ve kromozom bozuklukları,
  • Anne adayının gebeliği süresinde yanlış ilaç kullanımı( ağrı kesiciler, antibiyotikler, uyuşturucular gibi ),
  • Anne adayının gebeliği süresinde karın bölgesine tramvaya maruz kalması,
  • Anne adayına gebeliği süresinde bulaşan enfeksiyöz hastalıklar.( kızamık, verem, boğmaca, tüberküloz, kızamıkçık, suçiçeği, sıtma gibi ),
  • Anne adayının özellikle ilk 3 ayda ve sonrasında X-Ray röntgen ışınlarına maruz kalması,
  • Anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı,
  • Anne adayının çok genç ya da çok yaşlı olması ve akraba evlilikleri.

NATAL NEDENLER (DOĞUM ANINDA )

Cerebral Palsy li çocukların aileleri ile yapılan görüşmelerde, ailelerden alınan hikâyelerde çocukların Cerebral Palsy li olmalarında bu grup nedenler diğer nedenlere göre oldukça fazladır. Bunlar genel olarak şu şekilde sıralanır:

  • Kötü ve uygunsuz doğum koşulları,
  • Zor ve uzun doğum ( bebeğin beynine yeterli oksijen gitmemesi ki CP nin en en fazla oluşma nedenidir ) ,
  • Anne adayının pelvik ( kalça kemiği ) yapısının küçük olmasına rağmen normal doğum yapması.
  • Sezaryen gerektiren durumlarda normal doğum kararı,
  • Erken doğumlar (37 haftadan az 42 haftadan uzun gebelik )

POSTNATAL NEDENLER (DOĞUMDAN SONRA )

  • Menenjit ( Beyin zarı iltihabı ), Ansefalit ( Beynin İltihabı ) gibi enfeksiyonlar
  • Travmalara ( trafik kazaları, yüksekten düşme gibi) bağlı beyin kanamaları
  • Havaleler
  • Malnutrisyon dediğimiz bebeğin kötü beslenmesi
  • Değişik nedenlerle oluşan zehirlenmeler
  • Hipoglisemi ( bebeğin kan şekerinin düşmesi )
  • Bebeğin hiperbilirubinemi dediğimiz ağır sarılık geçirmesi
  • Bebeğin ateşinin çok yükseldiği durumlar
  • Değişik kalp ve akciğer anomalileri

CEREBRAL PALSY TİPLERİ

CP de sınıflandırma üç ana şekilde yapılmaktadır. Bunlar hareket bozukluklarını belirlemek içindir. Aynı zamanda bize beyinin etkilenmiş alanları ile ilgili de fikir vermektedir.

? Spastik

Cerebral Palsy nin en yaygın tipidir. Kaslar serttir ve gerilmeye karşı direnç gösterirler. Normalde bir grup kas hareket ederken diğer karşıt grup kaslar gevşer. Ancak spastisite olan kaslarda bu mümkün değildir. Çocuk hareket etmeye çalıştığında tüm kas grupları aynı anda kasılır ve izole harekete izin vermez engellerler. Bu tiplerde bazen açan (ekstansör yönde) ya da büken (fleksör yönde) bir spastisite (kasılma) vardır. Beyinde Motor Korteks dediğimiz alan etkilenmiştir. %40-70 oranında görülür.

Spastik tip Cerebral Palsy vücutta etkilenen bölgeye göre de kendi içinde 3 gruba ayrılır Bunlar:

Spastik Hemipleji: Etkilenen bölge vücudun sağ veya sol yarısıdır. Spastik Dipleji: İki kol veya iki bacağın etkilendiği bir durumdur. Ama genelde bacaklar kollara göre daha fazla etkilenen kısım olur. Spastik tetrapleji (guadripleji):Bu tipte her iki kol ve her iki bacakta etkilenmiştir. Tüm vücuda yaygın bir spastisite (kasılma) mevcuttur.

? Ataksik

Bu tipte genelde çocuklarda denge bozukluğu görülür. Bu tipteki çocuklar genelde gevşektir ve yürüme paternleri bozuktur. Bu tip diğerlerine göre daha az görülenidir. Koordinasyon bozukluğu ve baş dönmesi vardır. Bu çocuklar sağa sola savrularak yürür ve yavaş konuşurlar. Genelde beyincik dediğimiz bölgenin hasarından kaynaklanan bir durumdur .%10 oranında görülür.

? Athetoid

İstem dışı hareketlerde bir düzensizlik serlik ve titreme görülür. Bu hareketleri engellemek için gerginlik ve tutma pozisyonları kendini gösterir. Bu tiplerde vücudun pozisyonu sık sık degişir. Parmaklar uzun ve kıvrıktır ayak parmakları geriye çekik ve eğiktir. Konuşmada sık sık eklemleme bozuklukları görülür. Hareketle artar istirahatta azalır. Hareketler ağır ve yılanvari yapılır. Beyinin Bazal Ganglion denilen kısmında hasar oluşur. %40 oranında görülür.

? Mix Tip (Karışık Tip)

Yukarıda sayılan tiplerdeki özelliklerden bazılarının bir kaçının birlikte görülmesidir.

CEREBRAL PALSY NASIL ANLAŞILIR

Burada iş genelde ailelere düşmektedir. Bebeğin normal gelişim evresinden en ufak bir gecikme bir sapma görüldüğünde aile hemen bir doktora başvurmalıdır. Srebral Palsy li bebeğin habercisi olabilecek erken belirtiler şunlardır:

1 aylık bebekte;

  • Sürekli ağlama
  • Memeyi emmede sorunlar
  • Israrlı ve sürekli kusma
  • Çevresinden gelen uyarılara cevap vermeme
  • Havale (konvülziyon)

2 aylık bebekte

  • Sürekli ağlama
  • Memeyi emmede sorunlar
  • Israrlı ve sürekli kusma
  • Çevresinden gelen uyarılara cevap vermeme
  • Havale (konvülsiyon)
  • Bulunması gereken normal reflekslerin kaybı
  • Kaslarda aşırı sertlik ya da gevşeklik

3 aylık bebekte

  • Gözde kayma, titreme
  • Bebeğin sırtüstü, baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durması
  • Bebeğin gülümsememesi ve annenin yüzüne bakmaması

4 aylık bebekte

  • Başını tutamaması
  • Gözde odaklaşmanın sağlanamaması
  • Elin ya da ellerin başparmak içte kalacak şekilde yumruk halinde tutulması
  • Kaybolması gereken bazı reflekslerin devam etmesi
  • 8 aylık bebekte
  • Dönme ve oturma hareketlerini yapamaması
  • El-göz koordinasyonunun yokluğu
  • Tekme atarken iki bacağını birlikte hareket ettirmesi
  • Bebeğin bacaklarını uzatarak oturduğu pozisyonda vücudunun öne eğilmesi, bacaklarının birbiri üzerine binmesi
  • 10 aylık bebekte
  • Emeklemenin olmaması ya da her iki ayağın birden çekilerek sıçrar tarzda emeklemesi
  • Ayağa kalkmakta zorluk çekmesi
  • İsmi ile çağrılınca tepki vermemesi
  • Ağzından salya akması
  • Verilen yiyeceği ağzına almaması ya da ağzına götürememesi

1 yaşındaki bebekte

  • Tutunarak yürüyememesi
  • Parmak ucuna basarak yürümesi

CEREBRAL PALSY TEDAVİ VE REHABİLİTASYONU

Cerebral Palsy tedavisi ve rehabilitasyonu genelde uzun bir süreçtir. Tedavi konusun da oldukça fazla söylemler bulunmaktadır. Ancak tedavi ve rehabilitasyonu genelde iki şekilde planlanır. Tıbbi tedavi ve Özel eğitim ve Rehabilitasyon olarak.

  • Tıbbi Tedavi

    Günümüzde tıp dünyasındaki ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak medikal ve cerrahi olmak üzere değişik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemleri elbette ki her çocukta aynı sonuçları vermemektedir.

    Medikal olarak; Cerebral Palsy de doğrudan tedavi eden bir ilaç yoktur. Ama bu çocuklarda havaleler ve kaslardaki sertlikler için bazı antikonvülzan ve kas gevşetici ilaçlar kullanılmaktadır.

    Cerrahi tedavi için ise; Şu an Türkiye’de ve yurt dışında uygulanan bazı tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Bunların en bilinenleri şunlardır:

    • Botox
      Botulinum Toksin adı verilen bakteriden elde edilen tıbbi bir ilaçtır. Küçük miktarlarda spastik veya gergin kasın içine enjekte edilmesi ile uygulanır. Amaç etkilenen sinirler ve kaslar arasındaki iletimi engellemektir. Böylece kasılma geçici olarak gevşediği için aksi yöndeki kasları fizyoterapi eğitimi ile kuvvetlendirmek ve doğru hareketi öğretmektir. Kalıcı değildir belli bir süre sonra etkisi geçmektedir.
    • Baklofen Pompası
      Yine bu tedavide spastisiteye yönelik bir tedavi şeklidir. Spastisite yönünden daha ağır ekilenmiş çocuklarda kullanılır. Baklofen adı verilen ilacın doğrudan beyin-omurilik sıvısı içine verilmesi ile uygulanır. Küçük, bilgisayar kontrollü bir pompa ve omurganın içine yerleştirilen hortumdan oluşur. Pompanın içinde 2-3 ay yetecek ilaç vardır ve bu ilaç pompa vasıtasıyla omurganın içine verilir. Tüm gövdeye yaygın spastisitesi olan çocuklarda uygulanır ve gevşeme sağlanmaya çalışılır. İçindeki ilaç bittikçe tekrar doldurulur.
    • Gevşetme ameliyatları
      Bu da spastisiteye (kasılma) ve kısalıklara uygulanan bir yöntemdir. Kasın boyunda uzatma amacıyla yapılan ameliyattır. Burada da dikkat edilmesi gereken husus cerrahinin ve doktorun izin verdiği en kısa sürede fizyoterapiye başlanması ve çocuğun cerrahi yapılan kısmının ortezlenmesidir. Aksi halde istenilen sonuca ulaşılamaz.
    • Selektif Dorsal Rizotomi Ameliyatları
      Spastisiteye yönelik bir cerrahi yöntemi. Bel bölgesinde omurilikten çıkan vücudun anormal kasılmasına yol açan sinir lifleri bulunarak bunlar devre dışı bırakılarak yapılır.
    • İmplant teknolojileri (Beyin Pilleri)
      Bu uygulama özellikle ilaçlara karşı dirençli epileptik nöbetleri olan hastalarda uygulanmaktadır. Bilindiği üzere epileptik nöbetler Cerebral Palsy li çocukların genelinde görülen ve rehabilitasyonu olumsuz yönde etkileyen bir faktördür. Beyine tedavi edici sinyallerin gönderilmesi ile uygulanır.
  • Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon
    Cerebral palsy nin Eğitim ve Rehabilitasyonu bu çocukların tedavisinde bağımsız olarak hayatlarını idame ettirmelerinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Çok uzun sürelerdir ülkemizde Özel Eğitim ve Rehabilitasyon alanın da hizmet verilmekteydi. Ancak ülkenin şartları bu konuda yetişmiş personel eksikliği ve sosyal güvence sorunları nedeniyle oldukça kısıtlı imkânlarla yapılmaktaydı. Gün geçtikçe üniversitelerde konu ile ilgili bölümlerin açılması ve bu bölümlerden mezun, eğitimci personel sayısındaki artış ve özellikle 2006 Haziran ayından itibaren Milli Eğitim Bakanlığının Özel eğitim ve Rehabilitasyon işini kendi tekeline almasıyla birlikte herhangi bir sosyal güvence aranmaksızın bu çocukların eğitimleri daha geniş çerçevede yapılmaya başlanmıştır. Buna paralel olarak yurt çapında irili ufaklı oldukça fazla Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezleri açılmıştır. Tabiî ki sayı fazla olunca ve teknolojik gelişmelere paralel olarak ta yapılan eğitimin kalitesi de gün geçtikçe artmıştır. Çocuklarının engelini (vücut fonksiyon kaybı min %25 olan) Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile belgelendiren tüm aileler bir ücret ödemeden bu hizmetten faydalanmaktadır.

    Her ne kadar çeşitli tıbbi tedavi yöntemleri uygulansa da Serebral Palsy nin ilk evrelerinden başlamak üzere kesintisiz ve aralıksız yapılması gereken Özel Eğitim ve Rehabilitasyondur. CP de hiçbir zaman Özel Eğitim ve Rehabilitasyon ya da Tıbbi Tedavi yalnız başına yeterli değildir. CP nin tedavisi kombine bir tedavidir. Yani tıbbi tedavi ve Rehabilitasyon mutlaka birlikte götürülmelidir. Her çocuk farklı özelliklere, farklı bulgu ve semptomlara sahip olduğu için kişiye özel Rehabilitasyon planı çıkarılmalıdır. Bu çocuklarda Rehabilitasyon süreci uzun zahmetli olması sebebiyle büyük bir özveri ve sabır gerektirmektedir. Bu özveri ve sabır hem çocuğun ailesi hem de eğitim personeli açısından önemlidir. Rehabilitasyon hep söylendiği üzere bir ekip işidir bu ekipte başta çocuğun ailesi, doktoru, fizyoterapisti, özel eğitim öğretmeni, psikologu, iş meşguliyet terapisti mutlaka yer almalıdır. Rehabilitasyona başlanmadan önce çocuk etraflıca incelenmeli çocuğun öncelikli ihtiyaçları, ailenin ihtiyaçları ve Rehabilitasyon açısından kazanımları mutlaka belirlenmelidir.

    Rehabilitasyonda öncelikler şu şekildedir:
    • İletişim
      Her yaşta CP li çocukların öncelikli ihtiyaçlarıdır. İster sözel ister sözel olmayan yöntemlerle çocuğun çevre ile etkileşimini sağlamak şarttır. Yani bu çocuklar günlük yaşamda mutlakla yer almalıdır.
    • Günlük Yaşam Aktiviteleri
      Aileler mutlaka rehabilitasyon programına dahil edilmelidir. Bu konuda aile eğitilmelidir. Günlük hayatta çocuklarına karşı oldukça korumacı bir davranış sergileyen aileler, çocukların ileride kendi kendine bakma yetilerini kazanmalarını engellerler. Bu çocuklar kendine bakımın temel kapsamları olan yemek yeme, el yüz yıkama, tuvalet ihtiyacını giderme, kişisel hijyen ve giyinme gibi aktiviteleri kazanmakta zorlanmaktadırlar.
    • Mobilite
      Çocuğun çevresini algılayabilmesi ve zihinsel gelişimi için en önemli gereksinimi hareket etmektir. Çocuk yürüyemiyorsa tekerlekli iskemle ve ya mekanik yardımcı cihazlarla mutlaka hareket sağlanmalıdır.
    • Yürüme
      Ve elbette ki tüm CP li çocukların ve ailelerin istediği yürümedir. Rehabilitasyonun amacı Çocuga var olan nöromotor kapasiteyle gerçekleştirebileceği maksimum bağımsızlığı kazandırmaktır. Bu amaçla motor bozukluğun yarattığı sorunların günlük yaşamda en aza indirmek aileye spastisite , konraktür, postür bozuklukları açısından pozisyonlama ve egzersizleri öğretmek çocuğu güçlendirmek gerekir. Amaç fonksiyonel kapasiteyi artırmaktır.

    Rehabilitasyonun Planlanması
    Deformitelerin önlenmesi(çocuğun uygun pozisyonda pozisyonlanması yardımcı ortez ve cihazlarla desteklenmesi) ayağa kaldırılması(gerekli fonksiyonel kapasitenin sağlanıp desteksiz ayağa kaldırılması), mobilizasyonu(ve tabiî ki bir yerden bir yere bağımsız transferi yani yürümesi) olarak planlanır. Rehabilitasyon planında fonksiyonel amaçlar doğrultusunda uygulanacak egzersiz, ortez ve diğer aktiviteler saptanır. Özellikle günlük yaşam aktiviteleri üzerine yoğunlaşmalı ve tüm egzersizler bu yönde planlanmalıdır. Rehabilitasyonda bilinen Fizyoterapi yöntemleri Fizyoterapist eşliğinde uygulanır. Bu uygumlalar yönünden aile mutlaka eğitilmeli ve ev programları ile çocuğa verilen eğitim desteklenmelidir. Fizyoterapist çocuğun normal gelişim evrelerini dikkate alarak en uygun seviyeden başlar ve aşma aşama ilerler. Fizyoterapide; Bobath, PNF(Proprioseptif Nöromusküler. Fasilitasyon), Vojta, Refleksoloji gibi yöntemler kullanılır.

    Fizyoterapi eğitimi ve özel eğitimin yanında yapılan Rehabilitasyonun desteklenmesi amacıyla uygulanan diğer yöntemler şu şekilde sıralanabilir;

    1. Uzay Terapi yöntemi
      Normal insan vücudunda postürün sağlanması, gravite antiğravite kaslarının uyum içinde çalışmasına bağlıdır. Fizyoterapinin ana sorunlarından biri olan spastisite bu uyumu bozmaktadır. Bu düşünceyle yola çıkılarak tasarlanan terapi kafesi ve elbisesi çocuğa balans konusunda çok büyük destek sağlamakta, fizyoterapiste ise çok kısa sürede etkili bir terapi uygulama olanağı sunmaktadır. Bu konuda eğitim almış fizyoterapist tarafından uygulanmaktadır.

      Faydaları;
      İlk olarak normal postürün sağlanabilmesi için gerekli kas gruplarına destek oluşturur ki bu destek özellikle gravite kaslarına yöneliktir.

      Probrioseptif organlar üzerindeki etki mekanizmasını ortaya çıkarmasıdır. Terapi kafesi, elbisesi ve kafes içi aparatlarının kullanımı ile beraber kas iskelet sistemi üzerine basınç uygulanır. Bu sayede eklemlerde yer alan probrioseptif organlar uyarılarak beyine direkt bilgi akışı sağlanmış olur.
       
    2. Hippoterapi (Atla Terapi)
      Pelvis, bel bölgesi ve kalça eklemi hareketliliğini artırır. Baş ve gövde kontrolünü artırarak, düzgün duruşu geliştirir. Denge reaksiyonlarını uyararak gövde dengesini geliştirir. Çocukta kendine güven duygusunu artırır. Çocuğa gevşeme duyusunu verir ve böylece spastisiteyi azaltmada rol oynar. Patolojik refleksleri azaltır veya ortadan kaldırır. Sosyal iletişimi artırır. At sırtında ritmik proprioception ve tensel dokunma temeldir.
       
    3. Hidroterapi (Su ile Terapi)
      Suyun tedavi amaçlı kullanılmasıdır. İnsan vücudunun üçte ikisi gibi büyük bir kısmının su ile kaplı olması, suyun insan hayatındaki önemini gözler önüne sermektedir.

      Hidroterapide asıl olan suyun hareketi sonucu ortaya çıkan insan vücudunun verdiği pozitif tepkidir. Su vücuda enerji kazandırır, vücudu toksinlerden arındırır ve vücut ısısını dengeler, vücudun gevşemesini rahatlamasını sağlar. Su adaleleri rahatlatmakta ve onları daha faal bir şekilde kullanılmasını temin etmektedir. Özellikle spastik çocukların kasılmalarını en aza indirger. Engelli hasta havuzda yüzmeye başlayınca hareketlerindeki iyileşme şaşırtıcı derecede olmaktadır.

      Kardiovasküler kapasiteyi ve yürüme etkinliğini arttırır, kendine güven duygusu olumlu yönde geliştirir.

      Ayrıca Hiperbarik Oksijen Tedavisi, Ozon Tedavisi, Nöroşirürjik Girişimler, Seri Alçılama gibi za da olsa değişik tedavi yöntemleri de uygulanmaktadır.

 


Diğer Bilgiler :
İletişim Bilgilerimiz
Cep Telefon : 0549 522 47 66
Telefon : 0242 522 22 29
Faks : 0242 522 47 65
Adres : Cikcilli Mah. 224 Sokak No: 4 Cikcilli Alanya - Antalya
Bütün Hakları Saklıdır.
Copyright © 2013 Alanya Günışığı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi